Vaslui maçı öncesinde ve maç içerisinde Selçuk sürekli eleştirildi.
Sonunda güzel bir skorla kazandık, keyfimiz yerinde. Bu eleştiriler belki unutulacak. İşte tam da bu yüzdendir ki bunu bu gün konuşmamız gerek.
Kim olursa olsun sporcu eleştirilebilir, ben de çok eleştirmişimdir Selçuk'u. Ama yeri geldiğinde hakkını da vermek gerek!
Sevilla deplasmanında ayağındaki topu kaptırıp sonra bir de rakip oyuncuyu formasından çekip sarı kart görmesi, peşisıra serbest vuruştan gol yememiz :/
Evelki sene Ali Samiyen'de çıkacağımız maç öncesi 11 oynayacağı belli olunca röportajda "Taraftar nezdinde pek kredim kalmadığının farkındayım" demesi... Habere bir taraftarın "Üzülme koçum orta sahadan bir tane çakarsın beş yıllık kredi doldurursun" diye yorum yazması... Maçta Selçuk'un 34 metreden çakıp Leo Franco'yu evine göndermesi... Adnan Polat'ın kalecisini şike yapmakla itham etmesi... Hiç birine paha biçilemez. Ne Visa ne Mastercard :)
Hatalarını eleştirelim, ama bu akşam ikinci golde Gökhan Gönül'e attığı topu da tekrar tekrar dikkatlice seyredelim ;)
Sporcumuzu sevemiyorsak hiç değilse sövmeyelim. Şunu bilmek gerek, bu adamların hepsinin yaptığı iş, oturduğu yerden ahkam kesen bizlerden çok daha yüksek yetenekler gerektiriyor ve onlar buna bizden daha fazla sahipler.
Ve bir yere varacaksak bizi bu kardeşlerimiz taşıyacak.
Ama gene de bir Alex değil !

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.