25 Haziran 2014 Çarşamba
Babalar Günü
Bir gün gene böyle günlerden bir 17 Haziran 2012. Metris konvoyuna katılmak için Kadıköy'deyim. Konvoya katılacak araçlar Salı Pazarı'nda Cadde'ye doğru çift sıra dizilmişler. Arabayı Salı Pazarı otoparka çektim, gidip Burger King'den bir kaç hamburger alıp arabadaki eşime ve kızıma bıraktıktan sonra kalabalığın arasına karışıp atmosferi soludum. Hareket saati yaklaşınca arabanın arka camına bayrağımızı asıp yavaştan yola koyulduk. Konvoya katılmak için sokulurken yandaki araba korna çalmaya başladı. "Ne var lan" diye döndüm baktım ki meğer bir arkadaşım imiş. İstanbul dışından misafirleri olduğu için konvoya katılmayı planlamamış ama misafirlerini Maraton Fenerium'a getirmekten de geri kalmamış. Misafirleri kalabalığı görüp nedenini öğrenince "Neden biz de gitmiyoruz" demişler, böylelikle otomobili ile tek başına gelen bir renkdaşın arabasına sığışmışlar. Konvoy Bostancı'ya doğru hareket etti, Bostancı'dan Cadde'ye döndük. Cadde'de kornalar eşliğinde ağır ağır ilerlerken kaldırımdan birisi yaklaşıp "Ne oldu Aziz Yıldırım çıktı mı yoksa" diye sordu. "Hayır Metris'e Başkanın babalar gününü kutlamaya gidiyoruz" diye cevapladım. Eşim kızıma dönüp "Aaaa, bugün Babalar Günü imiş, babanı kutlasana kızım" dedi :) Ne eşime ne de kızıma hiç kırılmadım, özel günlerin hayatımda bir anlamı yoktur. Yani gene böyle günlerden bir babalar günüydü işte.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.